Now Reading
Sokağa Attığımız Plastik Yediğimiz Balığın İçinden Çıkabiliyor.

Sokağa Attığımız Plastik Yediğimiz Balığın İçinden Çıkabiliyor.

Çöpüne Sahip Çık

Çöpümüze Sahip Çıkalım

Sokağa Attığımız Plastik Yediğimiz Balığın İçinden Çıkabiliyor!

Denizde yaşayan canlılara mı üzülsek yoksa kendi halimize mi bilemedik. Hepimizin artık bu gidişata dur demesi gerektiği bir dönemdeyiz.

Çöpüne Sahip Çık Vakfı Genel Müdürü Emrah Bilge sorularımızı yanıtladı. Kendi adımıza çok değerli bilgiler öğrendik. Vakfı copunesahipcik sosyal medya hesabından da takip edebilirsiniz.

Keyifle okumanız ve faydalanmanız dileğiyle.

Çöpüne Sahip Çık Vakfı Genel Müdürü Emrah Bilge
Çöpüne Sahip Çık Vakfı Genel Müdürü Emrah Bilge

Çöpüne Sahip Çık Vakfı, toplumda çöpün azaltılması ve doğru yere atılması yönünde davranış dönüşümü sağlayarak, daha temiz bir çevre ve yaşam alanı oluşturulmasına katkıda bulunmak amacıyla 2015 yılında kuruldu.  Vakfın hedefi, daha temiz bir çevre ve yaşam alanı için toplumda yere çöp atma davranışının değiştirilmesini ve çöpün azaltılmasını sağlamak. Bu hedefe ulaşmak için iletişim, araştırmalar, saha çalışmaları ve mevzuata katkı alanlarında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda belediyelerle işbirliği, eğitim, her türlü mecrada iletişim, yarışmalar, rehberlerin hazırlanması gibi çalışmalarımız devam ediyor.

Balıklardan Plastik Çıkıyor

Sokağa attığımız plastik yediğimiz balığın içinden çıkabiliyor diye sıkça duymaya başladık. Sokağa attığımız çöpü tekrar yiyoruz aslında. Bu hem insan vücudu için zararlı hem de balıkların yaşamı için zararlı değil mi?

Aslında sadece sokağa attığımız değil, geri dönüşüme yollamadığımız tüm plastikler yediklerimizin içinden çıkıyor. Plastik hızlı tüketimde 1950’lerden itibaren çok yoğun kullanmaya başladığımız bir ürün ve şu ana kadar üretilen plastiğin  %88’i yeryüzünde duruyor, bunun sadece %12’si geri dönüşüme yönlendirilmiş. Yani yeryüzüne yayılmış bir plastik yığını var ve biz buna her yıl yenilerini eklemeye devam ediyoruz.

Bildiğiniz gibi plastikler doğada yüzlerce yıl kalabiliyorlar. Bu plastik atıkların doğa koşulları nedeniyle mikro plastik haline gelerek gıda ve su kaynaklarımıza karıştığını ve bu yolla bedenimize ulaştığını biliyoruz. Bu nedenle plastiğin içindeki kimyasallar sadece doğayı değil bizi ve sevdiklerimizi de zehirlemiş oluyor. Bunun için en net çözüm ise tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak. Bu kadar basit…

 

Aynı şekilde sigara izmaritleri de balıklar için tehlikeli öyle değil mi? Yerlere atılan izmaritler de bir şekilde denizlere gidebiliyor.

Sigara izmaritleri sentetik liflerden üretiliyor ve doğada 10 yıla kadar zehir saçmaya devam ediyor. Üstelik izmaritlerin geri dönüşümü de mümkün değil. En doğru hareket hiç içmemek olsa da içenlerin de bunları mutlaka söndürerek çöpe atmaları gerekiyor.

Dünyada kamusal alanlarda çevreden toplanan çöpün yüzde 30 ila 40’ını, sigara izmaritlerinin oluşturduğunu belirten araştırmacılar, her yıl doğaya yaklaşık 4,5 trilyon izmaritin atıldığını ve sigara izmaritlerinin çevreyi en fazla kirleten atıklar olduğunu ortaya koyuyor.

Her Yıl Yaklaşık 10 Milyon Ton Çöp, Dünyadaki Denizlerde ve Okyanuslarda Son Buluyor!

Türkiye Akdeniz’i en fazla kirleten ülkeler arasında üçüncü sırada yer aldığına dair bir rapor yayınlandı. Akdeniz’in kirlilik oranı nedir? Ve diğer denizlerimiz hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından yapılan bir araştırma, Akdeniz’e kıyısı olan ya da nehirlerle bu denizle bağlantısı bulunan ülkelerdeki yanlış atık uygulamalarının Akdeniz’deki plastik kirliliğine yol açtığını ortaya koydu. Akdeniz’de kıyısı bulunan veya Nil, Po, Rhone gibi nehirlerle bu denizle bağlantısı olan 33 ülkeden Akdeniz’e yılda yaklaşık 230 bin ton plastik atık dökülüyor. Bu miktar günlük 500’den fazla kargo konteyneri kadar çöpün Akdeniz’e dökülmesi anlamına geliyor. Uzmanlar Akdeniz’deki plastik çöplerin üçte birinin doğrudan kıyısı olan ülkelerden, kalan miktarın ise çevre ülkelerden nehirlerle denize ulaştığını tespit ettiler. Akdeniz’i, tahmini olarak yılda yaklaşık 74 bin ton çöple en fazla Mısır kirletiyor. Onu yıllık tahmini yaklaşık 34 bin tonla İtalya ve 24 bin tonla Türkiye takip ediyor.

Deniz çöpü, imal edilen veya işlenen ve sonuçta o veya bu şekilde deniz ortamında son bulan katı maddelerden (örn. plastik, cam, metal ve ahşap) oluşuyor. Her yıl yaklaşık 10 milyon ton çöp, dünyadaki denizlerde ve okyanuslarda son buluyor. Denizlerdeki kirliliğin %80’inin kara kaynaklı olduğunu da düşündüğümüzde, oksijen ve besin kaynağımız olan denizlerdeki kirlenmeye, karadan başlayarak acilen dur dememiz gerek.

Denizler, sokaklar, ormanlar… Kirletmediğimiz yer kalmadı. Çevreye karşı duyarlılığı nasıl arttırabiliriz?

İlk akla gelen eğitim elbette. Çocuklar hem gözlemleriyle hem de eğitim sürecinde çevre sorunlarıyla birebir karşılaşıyor, büyürken dünyanın karşı karşıya olduğu bu sorunların farkına varıyorlar. Dolayısıyla onların bu konudaki hassasiyetleri çok daha yüksek, doğru davranışlara daha bağlılar ve öğrendiklerinden daha çok etkileniyorlar. Bu noktada ebeveynlerin onlara doğru model olması, çocuklarına küçük yaştan itibaren bu sorumluluğu aşılaması çok önemli.

Bizler de sivil toplum kuruluşları olarak bu sürece katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Çöpü Sıfırla adında bir kart oyunumuz var. Bu oyun 8 yaş üstü çocuklar ile ebeveynlerin bir arada oynayabileceği, 3-4 kişiyle oynanabilen, hem eğlenceli hem de öğretici bir oyun. Bir yandan yürüttüğümüz eğitim projelerimizde çocuklara bu oyunu ulaştırırken, bir yandan da oyunun yaygınlaşması ve daha çok çocuğa ulaşması için satışını başlattık. Çöpü Sıfırla Oyunu ve satış noktaları hakkında daha fazla bilgiyi aşağıdaki bağlantıdan edinebilirsiniz. https://www.copunesahipcik.org/copu-sifirla

Çöpü Sıfırla

Eğitimin yanı sıra iletişim ve farkındalık kampanyaları, işin yükünü ve sorumluluğunu taşıyan belediyelerin vatandaşları konunun içine çektiği çalışmalar büyük önem taşıyor. Ancak sorunun temelinde bilgi eksikliğinden çok özensizliğin yattığını da unutmamak gerek. Çevreye çöp atmanın kötü olduğunu kimseye öğretmeye gerek yok, bunu zaten hepimiz biliyoruz. Önemli olan bu bilgimizi davranış ve tutumlarımıza yansıtarak çöpümüzü doğru yere atmayı bir alışkanlık haline getirmemiz.

Reddet, Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür.

sürdürebilir yaşam

Çöpümüze nasıl sahip çıkarız? Birey olarak bizim izlememiz gereken yol nedir?

Aslında bu basit prensibi dört kelimeyle ifade edebiliriz:

Reddet, azalt, yeniden kullan, geri dönüştür.

See Also

Küresel Isınma Nedir?

Burada “reddetmek” bize her pazarlanan şeyi değil ihtiyacımız olanları tüketmeyi; “azaltmak” ihtiyacımız olduğu kadar tüketmeyi; “yeniden kullanmak” kullanılabilir durumdaki şeyleri yeniden kullanmamızı ya da başkalarına kullandırmamızı ifade ediyor.

Bütün bu önlemleri alıp hayat tarzımızı buna uygun hale getirdikten sonra ortaya çıkan az miktarda çöpü de ayrıştırarak geri dönüşüme yollamamız gerekiyor. Bunları yaptığımızda kalan çöp miktarının ne kadar azaldığını göreceğiz. Bunları yapmak demek hayatımızı alt üst etmek ya da tüm konfor ve zevklerimizden vazgeçmek anlamına gelmiyor. Yalnızca tüketirken ve atarken doğayı ve diğer insanları da düşünelim diyoruz. Bununla ilgili bilgi ve ipuçları için bir de rehber hazırladık:

https://www.copunesahipcik.org/faydalibilgiler/copumuze-nasil-sahip-cikariz/

Çöpümüzü Nasıl Azaltabiliriz.

Birey olarak bir kişinin yıllık ürettiği çöp miktarı nedir? Bunun ne kadarı geri dönüşüme gidiyor?

Türkiye’de yılda 32 milyon ton evsel atık atılıyor. Bu da ülkemizde kişi başı yıllık 400 kg atık ürettiğimiz anlamına geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 yılı verilerine göre ürettiğimiz bu atığın yalnızca %11,8’ini geri dönüştürüyoruz. Kalan kısmı ise ya çevreye atılıyor ya da belediyeler tarafından depolama alanlarında bertaraf ediliyor, yani sistemli bir şekilde toprağa gömülüyor.

Kısacası bizim ayrıştırmadığımız geri dönüştürülebilir atıklar, evsel atıklarla karıştığı için maalesef toprağı boyluyor. Ortalama geri dönüşüm oranı dünyada %20, OECD ülkelerinde ise %30 civarında. Dünyayı yakalamak için evlerimizde ayrıştırmayı alışkanlık haline getirmemiz ve geri dönüşüm oranını artırmamız önemli hedeflerimiz olmalı.

En Azından Tek Kullanımlık Plastik Ürünlerden Uzak Durarak Çözümün Bir Parçası Haline Gelebiliriz.

Tek kullanımlık plastik ürünler

Sürdürebilir bir yaşam için çöpümüzü azaltmak da çok önemli. Öncelikli olarak da plastik kullanımını azaltmak gerekiyor herhalde. Neden plastikler bu kadar tehlikeli? 

Gündelik hayatımızda en çok ürettiğimiz çöpler plastik, cam, metal, kâğıttan  oluşuyor. Tüketim sürecinde doğal olarak ürettiğimiz plastik ve tüm geri dönüştürülebilir atıklar geri dönüşüme yönlendirilmeli.   Ancak şöyle bir gerçek var ki, bu materyaller içerisinde sadece plastiğin özü doğal değil.

Plastik insanın bir buluşu ve doğanın bu materyali yok etmekle ilgili başı dertte. Yüzlerce türü bulunan plastiğin, doğada çözünme süresi 1000 yıla kadar uzayabiliyor. Üstelik ayrıştırıp doğru kutuya atsak da birkaç kez geri dönüşebiliyor, sonra geri dönüşüm kabiliyetini kaybediyor. Bu açıdan bireyler olarak bize düşen düşünerek, bilinçli tüketmek…

Belki hemen çöpsüz ve plastiksiz bir dünyaya adım atamayız, ancak en azından tek kullanımlık plastik ürünlerden uzak durarak çözümün bir parçası haline gelebiliriz. Bunun yolu da kâğıt/plastik bardaklar, pipetler, piknik tabakları, şişeler gibi tek kullanımlık ürünlerden tamamen uzak durmak.

 

What's Your Reaction?
Bayıldım
3
Beğenmedim
0
Emin Olamadım
0
Heyecan Verici
0
Mutlu
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

© 2019 Kadın Gezegeni ⎪ Tüm hakları saklıdır, izinsiz kullanılamaz.