Şu anda okunan
Mutlu Evliliğin Sırları Nelerdir?

Evlenmek, çocuk yapmak, aile olabilmek, birlikte öğrenmek, birlikte çoğalmak, birlikte büyümek…O kadar çok kıymetli ki . Ancak sahip olduğumuz bu değerin kıymetini ne kadar biliyoruz? Nerelerde hata yapıyoruz?

Bu konuda Evlilik ve İlişki Terapisti Psikolojik Danışman Dolunay Kadıoğlu çok kıymetli bilgiler verdi.

Kendisi hakkında detaylı bilgi edinmek ve diğer yazılarını okumak için dolunaykadioglu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Keyifle okumanız ve faydalanmanız dileğiyle.

Psk. Dan. Dolunay Kadıoğlu (Evlilik ve İlişki Terapisti)

Günümüz evliliklerinin yaşadığı temel sorunlardan en başta gelenleri;

Birbirlerine kaliteli zaman ayıramamak ve cinsel yaşamdaki zorluklardır.

Büyük bir değişim ve dönüşüm içerisindeyiz ve her şey çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Evlilik kavramı sizce bu yeni düzene ayak uydurabildi mi? Eski evlilikler ile şimdiki evlilikler arasındaki farklar nelerdir?

Evlilikler de yeni düzen dediğimiz hızlı tüketim sistemine adapte oldu diyebiliriz. Yeni dönemin insana ve ilişkilerine en büyük tuzağı HIZ! Her şeyi hızlı yapmak daha makbulmüş algısı hepimize zarar vermekte.

Sabrın erdem olmaktan çıkıp salaklık olarak algılandığı, emek vermek yerini ‘boşver’e bıraktığı bir dönem bu dönem. Boşanma oranlarının yüzde altmışlara çıkmasından da  anlıyoruz ki evlilikler de fazlasıyla yeni dönemden payını almakta.

Kadının iş hayatına katılmasıyla hem evde hem de işte çalışması kadının yükünü arttırırken, erkeğin evdeki sorumluklara çoğunlukla zorla katılıyor olması ya da katılmaması, çocuklara ait sorumlulukların paylaşımında dengesizlik, çiftin tüm bu yoğunluk içinde kendilerine yeterli zaman ayıramamaları, biriken yorgunluğun, duygusal yükün sağlıklı şekilde boşaltılmaması, kavgaların, kopuşların  ya da zoraki devamların ana nedenlerinden.

Eski evliliklerdeki  sabırlı, çilekeş, saçını süpürge eden anne, her şeye göğüs geren kadın modeli de çok uç ve sağlıksızdı, şimdiki modelin de sağlıklı olduğu söylenemez. Aynı şey erkekler için de geçerli.

Aldatmanın bu kadar normalleştiği ya da yapılabilir olduğu sadakat değerinin içinin boşaldığı bu dönemde ilişkileri sağlıklı sürdürmek gitgide zorlaşmakta.

Evlilik kurumuyla ilgili farkındasızlık  ve sanki çok kolaymış algısıyla evlenmek de bu sonun ana nedenlerinden.

Umarım bu kaos ve hız, yerini daha sakin ve yavaş forma doğru ivmelendirir.

Denge en kıymetli değerdir ilişkilerde.

Mutlu bir evlilikte su gibi ihtiyacımız olan temel hususlar nelerdir?

İlk olarak sevgi ve saygı tabi ki. Birbirlerini seven ve birbirlerine saygı duyan çiftler evliliğin temelini sağlam atarlar. Sevgi ve saygı yıllar içinde artabileceği gibi azaladabilir. Mutlu bir evlilik farkındalıklı bir evlilik ve  çift anlamına gelir. Buradaki farkındalığın anlamı ise evlilik kurumu hakkında bilgi sahibi olmak, en azından ‘’evre bilgisi’’ni bilmek, mutlu bir evlilik yaşamı için olmazsa olmazlar hakkında farkındalıklı olmak.

Mutlu evliliğin sırrı, sohbet edebilen çiftlerdedir. Birbirini dinleyebilen ve sohbet eden çift, sorunları aşmak konusunda da hayattan keyif almak konusunda da iyidir.

Çiftlerin birbirlerinin kök aileleriyle kurdukları mesafe asla çekirdek ailelerinden önde olmamalıdır. Öncelik daima birbirleri olmalı ve mahremiyete önem vermelidirler. Aynı şey üçüncü şahıslar içinde geçerlidir.

Neşe bir ilişkide olmazsa olmazlardandır. Maddi konular önemlidir bütçeyi birlikte yapmak bu konuda açık olmak ailenin refahına destek olur.

Cinselliğin sağlıklı paylaşımı da önemli bir diğer konudur.

Evlilik uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta çiftler her mevsimi yaşayabilir. Önemli olan bu mevsimleri sevgi ve saygıyla geçebilmek ve birlikte büyümektir.

Günümüz evliliklerinde en sık rastlanan problemler nelerdir?

Günümüz evliliklerinin yaşadığı temel sorunlardan en başta gelenleri, birbirlerine kaliteli zaman ayıramamak ve cinsel yaşamdaki zorluklar. Metropollerde yaşam küçük şehirlere oranla daha yorucu. Büyük şehrin kaosu, ulaşım zorlukları, zamanın yetersizliği bunun sonucu kimsenin vakti yok ve herkes yorgun. Büyük şehirler insanları da ilişkileri de yıpratıyor. Bu yüzden çiftlerin birlikte zaman geçirme durumu azalıyor ve sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor. Bedensel ve zihinsel yorgunluklarla çoğu çiftin ilk vazgeçtiği şey cinsel birlikteliktir. Çift birbirinden uzaklaştıkça da cinsellikten soğuma ve kaçınma yaşanabilir, bu da başka problemlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Bu saydığınız problemleri çözmek için ilk olarak nereden başlamak gerekiyor?

Tabi ki herkesin dinlenmeye ihtiyacı var. İlişki içinde paylaşıma ihtiyaç var. Birlikte vakit geçirmek ‘’Biz’’ dengesini güçlü tutabilmek gerekir. Birlikte eğlenebilme, dinlenebilme alışkanlığını kaybetmemek gerekir. Bunun içinde eşlerin beklentilerini güncellemeleri gerekir.

Hayat koşturmacası yoğunluğunda cinsellikten vazgeçmek yerine haftada bir gün bile olsa yalnız kalmaya özen göstermek gerekir. Sinema, tiyatro gibi keyif alınan bir etkinlik yapılarak kişilerin olumlu özelliklerine ve ana odaklanılmalıdır.

Birlikte vakit geçirmek ‘’Biz’’ dengesini güçlü tutabilmek gerekir.

Özellikle çocuk olduktan sonra ilişkilerde nasıl sorunlar yaşanıyor?

Çocukla birlikte yeni roller ve yeni sorumluluklar ortaya çıkar, çiftler buna uyum sağlamakta zorlanabilir. Doğumdan sonra ilk aylar keyifli olduğu kadarda anne baba için uykusuz geceler başlayabiliyor. Bu dönemde birçok çift ayrı ayrı yatmaya başlıyor. Baş başa geçirilen zaman dilimi azalıyor. Cinsel olarak da yakınlaşma şansı azalıyor. Çoğu zaman erkekler bu dönemde cinsel hayata bir an önce dönmek isterler; kadın ve erkekler arasında istenmeyen gerginliklerin yaşanması kaçınılmaz olur.

Bu sorunlar nasıl aşılır?

  • Gebelik, lohusalık zor ve farklı dönemlerdir. Öncesinde karı koca olarak mutlaka bilgi edinin.
  • Anne baba kimliğinizi yatağa sokmayın.
  • Karı kocalık, sevgililik kimliklerinizin hep farkında olun. Birbirinizin anne babalığına müdahale etmeyin.
  • Çocuğunuzun odası mutlaka ayrı olsun.
  • Doğumdan sonra ilişkide sorunlar olduysa birbirinizi suçlamak yerine anlamayı seçin, olmuyorsa mutlaka destek alın
  • Çocuklardan sonra evlilik ve ilişki alanınızın eskisi gibi olmayacağını kabul edin, bu dönemin yeni  ve kendine has bir evre olduğunu, kendine ait farklılıklar ve güzellikler getirdiğini kabul edin.
  • Beklentilerinizi bu döneme göre güncelleyin.
  • Çocuklardan sonra cinsel hayatın monotonluğu doğaldır.

İlk çocuk sonrası problem yaşayan çiftler ikinci çocuğu da yapıyorlar. Sorunlar sizce çözülüyor mu yoksa üstüne sünger mi çekiliyor?

Sünger çekildiği zannediliyor. İlk çocuktan sonra eşler arasında sorun yaşandı ve çözülmeden ikinci çocuk kararı alındı ve yapıldıysa halının altına atılan sorunlar katlanarak gündeme gelir. İlişkiler için daha zorlayıcı bir süreç yaşanır.

Sizden destek almaya gelen çiftler genellikle çocuklu mu çocuksuz mu?

Çoğunlukla çocuklu çiftler destek alıyor. Biraz önce açıkladığım nedenlerden dolayı ilişki iyice zorlanıyor. Neredeyse bitme aşamasındayken gelebiliyorlar.

Bir çift çocuk sahibi olmaya ne zaman hazırdır sizce?

Dünyaya ve aileye bir bebek getirme kararı, çiftin verdiği en önemli karardır. Bu karar, karı kocalık kimliğine ek olarak anne babalık kimliğini de doğurur. Anne babalık ömürlük bir kontrattır  ve eşler ayrılsa bile, bu kontrat devam eder. Çoğu zaman çiftler bebek sahibi olma kararını içgüdüsel, öğrenilmiş ve farkındalıkları düşük olarak, sadece isteyerek alırlar.

Çocuk dünyaya getirmek için doğru zaman vardır. Evlilik evrelerden oluşur. Çoğunlukla evliliğin ilk iki yılı çocuksuz evrelerdir. Bu evrenin sağlıklı geçmesi önemlidir. Bu evrede çiftlerin ‘’biz’’ alanlarını oluşturup sağlamlaştırmaları önerilir. Güçlü ve birbirine bağlı bir ilişkinin çocuklu evreye adaptasyonu  daha rahat olur.

Nasıl hissettirdi?
Bayıldım
7
Beğenmedim
0
Emin Olamadım
0
Heyecan Verici
0
Mutlu
0
İlk yorumu sen yap

Bir yorum bırak

Your email address will not be published.

© 2019 Kadın Gezegeni ⎪ Tüm hakları saklıdır, izinsiz kullanılamaz.

 

⬅︎