Home / Kişisel Gelişim / Mutluluğun formülü gülümsemek!

Mutluluğun formülü gülümsemek!

Sezen Aksu’nun “Gülümse, hadi gülümse bulutlar gitsin” sözlerini Avrupalı kadınlar da duymuş olacak ki artık psikolojik danışmanlık, grup terapileri, yoga, pilates, SPA, masaj, kremler, yağlar ve meditasyon işlerinden el ayağı çekiyorlar. Artık sadece gülümsüyorlar! Çünkü yeni trend “kahkaha atmak”. Bu herkesin işine geliyor aslında. Hem daha ucuz, hem daha az yorucu, hem de daha kolay. Peki nereden çıktı bu gülümseme trendi?

İletişimi arttırıyor

Avrupa’da en çok satanlar listesinde uzun süre kalan “The Beauty Bible” (Güzellik İncil’i) kitabının yazarı Josephine Fairley gülümsemenin gücünü araştırdı. Fairley’e göre, “Gülümse, dünya da seninle gülümser” klişesi aslında her daim işe yarıyor. Araştırmacılar ise meseleyi şöyle ele alıyor: Ofislere gülen güneş fotoğrafları yerleştiriyorlar. Bu fotoğraflardan sonra ofisteki insanlar daha pozitif davranmaya başlıyor. Etraflarına bakış açıları genişliyor. İletişimleri artıyor.

Dahası var: Gülümsemek stresi azaltıyor ve bir süre sonra beyin de gülümsemeye daha yatkın hale geliyor. Gülümseyen insanların daha cazibeli bulunduğuna dair sonuçlar ise cabası… Mesela Penn State Üniversitesi bünyesinde yapılan bir araştırma gülümsemenin insanı daha sempatik, nazik ve hatta yetkin gösterdiğini ortaya koyuyor. Zira çalışanlar, güler yüzlü yöneticilerin onlara daha fazla güven aşıladığını ve şirkete olan bağlılıklarını artırdığını söylüyor. Çünkü gülümseyen yöneticiler, iletişime açık imajı verdikleri gibi şirkette işlerin de iyiye gittiğini hissettiriyorlar. Bu da insanlara hayat standartlarını koruyacaklarını düşündürüp güven veriyor.

Beyin size ayak uydurur

Bir başka araştırma ise gülümsemenin esnemek gibi bulaşıcı olduğunu ortaya çıkarıyor. İsveç Uppsala Üniversitesi’nde, aynı odada bulunan insanlardan biri gülmeye başladığında diğerlerini de etkilediği ispatlanmış. Fakat somurtkanlıkta bu geçerli değil. İnsanlar, diğerlerinin mutsuzluklarına mutlulukları kadar ilgi duymuyor. Hatta deneklere hangisinin daha kolay olduğu sorulduğunda yüzde 90’ı somurturken yüz kaslarının ağrımasından şikâyet etmiş.

Daha güncel çalışmalar ise gülümsemenin beyni de değiştirdiğini ortaya çıkarıyor. Gülümseme eylemi, negatif durumlarda dahi beyni pozitif düşünmeye yönlendiriyor ve pozitif motifler çiziyor. Yani, moraliniz bozuk, mutsuz, kederli hallerinizde gülümserseniz beyin de “gülümsüyor”, iyiye giden bir şeyler olduğuna inanmaya başlıyor.

25 kadından 1’i yogayı bırakıyor

Şöyle ki; “siyah ya da beyaz”, “iyi ya da kötü” gibi gördüğümüz meseleler beynimizde keskin çizgilerle ayrılmıyor. Beynimiz bir olayla karşılaştığında önce “gri” bulutlarla kaplanıyor. Gülümsediğimizde bu bulutlar beyaza dönüşüyor. Somurtursak siyahla kaplanıyor ve düşünce sistemimiz bu yönde çalışmaya başlıyor. Yani, Winnie the Pooh’un depresif eşeği Eeyore gerçek bir Polyanna olabiliyor… Tabii biraz daha gülümserse.

Kaynak: hthayat.haberturk.com

hakkında Editör

Check Also

insan ilişkileri Kişilik Bozukluğu, ilişki, kişilik,

Kişilik Bozukluğunuz Olabilir mi?

Kişilik Bozukluğu Nedir? Ailenin davranışları ve kişinin çevre ile olan ilişkileri çok önemli bir etkendir. Hastalıktan ziyade, kişilik bütünlüğünün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir